8/9/2008 ·
Güçlü iktidarımız(!) hakemliğini de kendisinin yaptığı maçlardan birisinde ofsayttan da olsa golünü attı. Ne de olsa düdük elinde...
1 Mayıs özetle; tüm emekçilerin kendilerini anlatabildikleri ve kendileri için zaman ayırdıkları bir bayram günüdür. Bu bayram hiç bir şahıs, kurum ve kuruluşun tekelinde olmadığı gibi hiç bir siyasal simgenin temsilinin yapıldığı (yapılmaya çalışıldığı) meydan da değildir.
Bugün ki bu bayram havasını geçmişteki 1 Mayıs'lara (1977-78) dayandırmaya çalışarak bugün ki bayram tadını kaçırmak isteyen zihniyetler, antidemokratik bir tavırla baskıcı unsurların devreye sokularak tüm emekçilere vurmak istedikleri bir darbedir. Tıpkı sosyal güvenlik yasa tasarısında oldu gibi...
Yürütme gücü elinde bulunan iktidarın, kendi düşünsel evrenini besleyen her türlü girişime destek verip çeşitli kutlamalarla pekiştirerek topluma kabul ettirmek için uğraştığı çabayı ve ağızlarından düşürmedikleri demokratik hak ve özgürlükler için gösterdiği uğraşı, karşı oldukları düşünce ve yaşam davranışlarına da göstermeleri gerekmektedir.
Bugün Taksim' e alınmayan emekçiler bu ülkenin "işleyen sigortası"dır. Yılbaşı kutlamalarında alkollü kafalara açılan Taksim, derbilerde birbirini kesmek için taraftar görünümlü katillere açılan Taksim, yabancı bilmem nelerine açılan Taksim, tüm herkese açılan Taksim 1Mayıs' da bu ülkenin işleyen sigortası emekçilere kapanmıştır. Gerekçe 30 yıl önceki ( neden ve sonuçları farklı olan ve sonu acı hatıralarla biten) 1Mayıs' a dayandırılmakta ve bugün ki 1 Mayıs kutlamaları engellenmeye çalışılmaktadır.
Her yerde her çeşit insan bulmak mümkündür fakat çoğunluğu azınlığa kurban etmek olmaz. 1 Mayıs' ı provoke etmek isteyen hareket girişimleri olabilir ama durum emekçi kitleye ceza olarak ödetilmemelidir. Burada siz iktidar olarak emniyet güçlerini doğru kullanarak asli suçlu ya da şüphelileri etkisiz duruma getirmekle görevli olmalısınız, demokratik hakkını demokratik yoldan kullanmaya çalışan bireylere - emekçilere saldırarak değil.
Gerekli önlemler alınarak Taksim tüm emekçilere açılmalıydı.
Siyasi iktidar, hukuk kuralları içinde ve demokratik bir tavırla yürütme yetkisini kullanmalı. Diline doladığı demokrasi ve insan haklarını eşitlikçi bir düzende tüm topluma uygulamalıdır.
Özetle; toplum bir olgudur, hareket halindedir ve sürekli değişir. Buna bağlı olarak toplumsal beklentilerde değişir. Baskıyla toplumu frenlemeye kalkarak iktidarını yaşatmak isteyen güç zamanla toplumda ki temsil gücünü yitirir ve toplumla çatışmaya sürüklenir. Halkı duymayan iktidar halksız kalır, halksız bir güç varlığını yitirir.
Sonuç olarak ; aydınlık Türkiye’nin karanlığında kilere rağmen emekçinin bayramı kutlu olsun.
Biz örtülü,örtüsüz tüm sömürge anlayışına karşıyız.
makale : Muharrem Metin Korkmaz
Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazılmıştır
Yazan:yagmurvetoprak | Tarih: 2008-12-21 19:28:34Konu: Ben de sömürülmeye karşıyım.
Eline, gönlüne sağlık arkadaşım
Bağlantı » »
